İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ V I

b- Uygur Yazıtları

1- Aru-Han Yazıtı: 1962 senesinde Mogolistan’ın Bulgan şehrinin yakınlarında bulunmuştur. E.Tryjarski, “L’Inscription Turque runiforme d’Arkhanen, en Mongolie”, Ural-Altaische Jahrbücher, Vol. 36, Wiesbaden 1965, adlı makalesinde ilim alemine tanıtmıştır. Yazıt 3 satırdan ibarettir. Uygurların ilk dönemine ait olmalıdır.

2- Sevrey Yazıtı: Bu yazıt 1948’de Sovyet Bilimler Akademisinin Gobi’ye gönderdiği ilim heyeti tarafından bulunmuştur. Prof. I.A.Efremov, Sevrey taşının üzerindeki runik yazıları görmüş ve 1962’de Doroga Vetrov, Gobiyskiye Zametki, 2-e izd., Moskova 1962, s.229’da neşretmiştir. Sevrey Yazıtında sogdça kelimeler de yer almaktadır. Yazıtın Uygur kaganlarından Bögü’ye ait olduğu tahmin olunmaktadır. Kitabe 3. satırdan itibaren okunmaktadır ve 7 satırdır.

3- Şine-Usu Yazıtı: Türk tarihinin ve kültürünün en mühim eserlerinden birisidir. 1909 senesinde Mogolistan’a yapılan bir ilim gezisinde, Şine-Usu Gölü havalisinde bulunduğundan bu ad ile anılmıştır. Şine-Usu Türkçede “Yeni Su” demektir. Yazıt herne kadar Moyun Çor’a ait ise de, babasının yaptığı icraat ve meydana gelen hadiselerden bahsettiğinden ayrı bir değer taşır. Şine-Usu Yazıtında pek-çok yer adına rastlanılmaktadır (İrtiş Ögüz, Selenge, Orkun, Kem, Yar Ögüz, Yarış Yazı, Kögmen, Kara Kum vs) ve S.Gömeç, “Şine-Usu Yazıtında Geçen Bazı Yer Adları”, Bilge, 18, Ankara 1998 adlı makalesinde bu mevki isimleri üzerinde durmuştur. Yazıtın kuzey tarafında 12, doğu tarafında 12, güney cephesinde 15, batısında 10 satır mevcuttur. Ayrıca yazıtın batı tarafının kenarında da bir satır bulunmaktadır. Yazıtın kuzey tarafı ilk dört satırı Kök Türklerden izler taşır. Moyun Çor’un babası Köl Bilge’nin Tokuz Oguzları kendi safına çektikten sonra başarılı olduğu anlaşılmaktadır. Onlar önce Kök Türkleri bertaraf etmişler, sonra Basmıl ve Karlukları yenerek, Türk devletinin başına geçmişlerdir. Uygurlar yazıttan da anlaşılacağı üzere, 748 yılındaki Atalar Mezarlığında yapılan törenden sonra, millet tarafından kendilerini idare etmeğe lâyık görüldüler. Kitabedeki bu “Ata Mezarlığı” motifi, Türk neslinin çoğalmasına sebep olan Türk ataların gerçek veya sembolik mezarlarının olduğu fikrini çağrıştırıyor. Bu da bize Ergenekun Destanı’nı hatırlatmaktadır. Bu yazıttan çıkan diğer bir netice de, hükümdarlık alametleri arasında Atalar Mezarlığına sahip olmak da vardır. Şine-Usu Kitabesinde son olay Selenge’de Sogdlu ve Çinli ustalara Bay Balık adında bir şehir inşa ettirilmesi zikredilmektedir. Yazıttan ilk G.J.Ramstedt, “Zwei Uigurische Runeninschriften in der Nord-Mongolei”, Journal de la Societe Finno-Ougrienne, Vol. 30, Helsinki 1913/1918, isimli makalesinde bahseder. Başlangıçtan itibaren Moyun Çor Kagan döneminin de olaylarının anlatıldığı bir tarihi vesikadır.

4- Terhin Yazıtı: Bu yazıt da, Uygur kaganı Moyun Çor tarafından diktirilmiştir. 1970 yılında Mogolistan’da bulundu. Yazıtı ilim alemine S.G.Klyaştornıy, “Terhinskaya Nadpis”, Sovyetskaya Tyurkologiya, No 3, Baku 1980, adlı yazısıyla tanıtmıştır diyebiliriz. Bu yazıt üzerine Türkiye’de T.Tekin ve S.Gömeç çalışmışlardır[34]. Toplam 30 satır ve bir de taş kaplumbaga üzerindeki cümleyi sayarsak 31 satırdan ibaret olan bu yazıt, Uygurların ünlü kaganı Moyun Çor devrinin başlangıcından 753 yılına kadarki olaylardan bahseder. Yazıtın başında daha önceki meşhur Türk hükümdarlarının adlarının sayılması ve Bumın Kagan’ın adına burada da rastlamamız, bizi Uygurların da başlangıçta kendilerini Kök Türklerin devamı olarak gördüklerini düşünmemize sevketmektedir. Kitabe aşağı-yukarı Şine-Usu ile aynıdır. Burada da pekçok Türk boyu (Kasar, Bars İl, Apa İsi, Süngüz, Başkan vs) ve kavmin adını görmekteyiz .

5- Tez II Yazıtı: İlk defa 1915 yılında B.Y.Vladimirtsov tarafından bulunmuş, yazıtın o zamanlar neşredilmesine izin verilmemiş, fakat 1976 senesinde ikinci defa, Tez Nehri kıyısında, S.Karcabay ve A.Ochir tarafından keşfedilmiştir. Yazıt Bögü Kagan dönemine aittir. Bu yazıtı da ilim alemine S.G.Klyaştornıy, “The Tes Inscription of the Uighur Bögü Qaghan”, Acta Orientalia, 39/1, Budapest 1985, adlı yazısında tanıttı. En son olarak S.Gömeç neşretti[35]. Yazıtın batı tarafında 6, kuzeyinde 5, doğusunda 6, güney tarafında 5 satır bulunmaktadır. Yazıt herhalde 770-779 yılları arasında dikilmiştir. Bögü Kagan’ın faaliyetlerinden çok babası Moyun Çor ve dedesi Köl Bilge Kagan hakkındadır. Türk tarihi ve kültürü için oldukça değerli olan yazıt bugüne kadar iyi korunabilmiş olsaydı, ondan daha çok faydalanmak mümkün olacaktı. Terhin yazıtında olduğu gibi Tez II Yazıtında da “dokuz bakan”dan bahsedilmektedir. Bu dokuz bakanın üçünün iç bakan, altısının da dış bakan olduğu söylenmektedir.

6- Karabalgasun Yazıtı: Uygur tarihinin 833 yılına kadar bir özetidir. Üç dilli olması hasebiyle evrensel bir niteliği de bulunan bu yazıt, Türk tarihi ve kültürü açısından oldukça büyük öneme haizdir. Türkçe, sogdça ve çince olan yazıtın Türkçe bölümü oldukça yıpranmıştır. Abide de toplam 52 satır Türkçe yazı vardır ki, bunların çoğu birer kelimedir. Yazıt 1889 tarihinde Yadrintsev’in Orta Mogolistan’ı ziyareti sırasında büyük Karabalgasun harabelerinde bulundu. Yazıtın ilk neşri Radloff’un eserinde olmuştur.

7- Suci Yazıtı: Ramstedt bu yazıtı 1900 yılında Urga’dan Handu-Wang Manastırı’na giderken buldu ve ilk onun tarafından ilim alemine tanıtıldı. Yeri Kuzey Mogolistan bölgesidir. Onbir satırdan ibaret olup, en üstünde bir tamga vardır. Boyla Kutlug Yargan adındaki bir Kırgız bakanın adına dikilmiştir.

8- A-Çor Yazıtı: 8. asrın son zamanlarına ait bir yazıttır ve 1857 senesinde, Kostroff adlı bir Rus tarafından tespit edildi. Bulunduğu yer Abakan’ın sol sahilindeki Koybal bozkırındaki Açur Köyüdür. Yazıt Uygur vezirlerinden ve komutanlarından olan İl Ögesi Inançu Bilge adına diktirilmiştir. Yazıtın ön tarafı, sağ ve sol yönlerinde 4’er satır mevcuttur. Arka tarafında ise bir satır bulunmaktadır. Türk tarihi ve kültürü bakımından son derece kıymetli olan bu yazıtı ilim alemine Radloff tanıtmıştır.

9- Şivet-Ulan Yazıtı: Sadece üç kelimesi okunabilen, ancak Uygur adına rastlanılması bakımından değerli bir yazıt olan Şivet-Ulan’ı ilk defa G.J.Ramstedt, “Materialien zu den Alt-türkischen Inscriften der Mongolei”, Journal de la Societe Finno-Ougrienne, 60/7, Helsinki 1912, adlı makalesinde tarif etmiştir.

10- Altın-Köl II Yazıtı: Yine tarihimiz ve kültürümüz açısından değerli yazıtlardan birisi olan Altın-Köl II, 1878’de Korçakoff adlı bir köylü tarafından, Abakan’ın sağında, Altın-Köl’ün 1 km uzağında bulundu. Yazıtın üç tarafında da kayıt olup, hepsi üçer satırdan ibarettir. Önemli bir devlet görevlisi ve elçi olan Inançu hakkında malumat sahibi oluyoruz. 9. yüzyıla ait olduğu sanılan bu kitabe hakkında ilk bilgileri Radloff’un eserinde görmekteyiz.

c- Türgiş Yazıtları

1- Uybat I Yazıtı: 1886 yılında, Uybat Nehri bölgesinde D.A.Klementz bulmuştur. Taşın dar yüzü üzerinde bir insan tasviri bulunmaktadır. Sağlığında elçi olan bir Türk’e ait olan yazıtı ilim alemine Radloff adı geçen eserinde tanıtmıştır. Yazıt Çabış Tun Tarkan adlı bir beg adına ikinci bir şahıs tarafından dikilmiştir. Bu yazıttan 753-754 tarihinde, Uygurlardan Türgiş ülkesine Çabış Tun Tarkan’ın elçi olarak gitmiş olduğunu tesbit ediyoruz.

2- Tuba III Yazıtı: Messerschmidt tarafından 1721 senesinde, Yenisey’in solundaki Tez ve Erba arasında bulundu. Yazıt büyük bir Türgiş beyine aittir. Radloff’un sayesinde ilim alemi bu yazıttan faydalanmıştır.Tuba III Yazıtında da, daha önce Uybat I’de geçen Kara Kan adını görmekteyiz. Bir de metinde Türgiş ülkesi geçmektedir. Tahminen 8. yüzyılın ilk yarısına ait bir kitabedir.

3- Talas XI Yazıtı: Talas bölgesinde bulunan kitabelerin üzerinde pek çok tartışmalar yürütülmekle beraber, son zamanlarda yapılan incelemeler neticesinde bunların Türgiş dönemine ait olabileceği fikirleri ileri sürülmektedir[36].

d- Altı Bag Bodun Yazıtları

1- Bay-Bulun II Yazıtı: Dört satırdan ibaret olup, Ulug-Kem’in sol tarafındaki Bay-Bulun Kurgan’ı harabelerinden çıkarılmıştır. İlk defa yazıtın metnini, S.V.Kiselev, “Neizdanniye Nadpisi Yeniseyskih Kırgızov”, Vestnik Drevney Istorii, No 3, Moskova 1939, adlı makalesinde verdi. Kart Tak Inal Öge adlı bir beg için dikilmiştir. Kitabenin dördüncü satırında Altı Bag Bodun ismi geçer. Batıda On-Okların başında bulunan Tardu’nun 603’te ortadan kaybolmasından sonra, yerine tahta çıkan Çor Yabgu, Tölös beglerinin kendisine suikast yapmalarından korktuğu için bazı liderleri öldürttü. Bundan dolayı Tölös boylarının önemli bir kısmı ayaklandı. İsyan eden altı Tölös boyu (Uygur, Bayırku, Ediz, Tongra, Bugu, Apa-İsi) birleşerek Altı Bag Bodun’un meydana getirdiler[37].

2- Uyuk-Tarlak Yazıtı: 1888 tarihinde, Aspelin tarafından Uyuk Nehri havalisinde bulunan yazıtlardandır. Yazıtın üzerinde bir de tamga vardır. Yazıta ait ilk bilgileri Radloff’tan öğreniyoruz. Yazıt El Togan Tutuk isimli Altı Bag Bodun’a mensup bir beg adına hazırlanmıştır. El Togan Tutuk altmış yaşında ölen bir elçidir.

3- Kemçik-Kaya Başı Yazıtı: 1879’da Adrianov tarafından Kemçik Irmağının 8. km yukarısında bulundu. Yazıtın özelliği hem sağdan sola, hem de soldan sağa doğru yazılmış olmasıdır. Tograk adlı bir Türk beyinin yazıtıdır. Yazıtın bir diğer özelliği üzerinde Uygur alfabesiyle yazılmış satırların bulunmasıdır. Belki de Uygur harfli bu yazılar sonradan kazınmıştır. Bu yazıtı D.A.Klementz, “Drevnosti Minusinskogo”, Pamyatniki Metaliçeskih Epoh, Tomsk 1886, isimli yazısında tanıtmaktadır.Kitabede adı geçen Inançu Külüg Çigşi’nin Karabalgasun Yazıtında geçen Inançu ile aynı adam olma ihtimali söz konusudur. Altı Bag Bodun’a mensup bu elçi çok önemli seyahatler yapmıştır. İlk önce 810 senesinde 30 kişilik bir heyet ile Çin’e gitmiş, sonra 813’te bir evlilik dileğinde bulunmak üzere bu ülkeyi bir kere daha ziyaret etmiş, 821’de bu evliliği gerçekleştirmek amacıyla yine Çin’de bulunmuş ve Hotan’a gitmiştir. Yazıtın 7. satırındaki Kırkız kanı bitimişin cümlesinden, sanki Kırgız ülkesinde de bulunduğu sonucu çıkmaktadır.

e- Oguz Yazıtları

1- Hangita-Hat Yazıtı: Bu yazıttan ilk defa Y.Rintchen, Les Dessignes Pictographiques et les Inscriptions sur les Rochers et sur les Steles en Mongolei, Oulan-Bator 1968, adlı eserinde bahseder. Yazıt 7. yüzyılın sonlarında Tokuz Oguz Kagan’ı Baz Kagan’ın oğlunun anısına dikilmiştir.

2- Barlık I Yazıtı: 1891’de D.Klementz tarafından Elegeş’in batı tarafındaki, Barlık Nehri havalisinde bulundu. Bundan başka üç yazıt daha vardır. Altı Oguz birliğine dahil olan Uztaz adlı bir beg adına dikilmiştir. Yazıttan ilk defa Radloff haber verir. Yazıttan Oguzların 7-8. yüzyıllarda birkaç birlik teşkil ettikleri ortaya çıkmaktadır. Mesela bu yazıtta Oguzların altı boy halinde teşkilatlandıkları söylenirken, Şine-Usu Yazıtında hem Sekiz Oguz, hem de Tokuz Oguz boyunu görüyoruz. Bilge Kagan Yazıtında da bir Üç Oguz ittifakı vardır. Eğer bunların hepsinin aynı yüzyıllarda var olduğunu düşünecek olursak, Oguz birliğinin sayısı 26 olur. 10. yüzyılda ise, Oguzlar 24 boy halinde teşkilatlanmışlardır. Bu da gösteriyor ki, çağlar içerisinde Oguz federasyonlarına çeşitli boylar girip-çıkmış ve 10. yüzyılda da son şeklini almıştır.

f- Kümül Yazıtları

1- Kejilig-Hobu Yazıtı: 1916 senesinde Adrianov tarafından, adı geçen bölgedeki Ejim kıyısında bulundu. Yazıtta bir de tamga vardır. Yazıt hakkındaki ilk ciddi bilgileri S.E.Malov’un Yeniseyskaya Pismennosti Tyurok, Moskova-Leningrad 1952, adlı eserinde görüyoruz. Bir Türk boyu olan Kümüllere aittir. Kümül adı, Çin kaynaklarında Sha-toların bir kabilesi olarak geçen Çümül/Çumullardan (Tch’ou-yue) gelmektedir. Çin yıllıklarında onların Türklerin bir bölümü olduğunu ve Kök Türklerin fetret devresinde Beş Balık taraflarına çekildiklerini kaydeder[38]. Onların adını Kaşgarlı Mahmud’un Divanü Lûgat-it Türk’ünde de görebiliriz. Bu yazıt Kümül Öge adına dikilmiştir.

2- Kızıl-Çıra II Yazıtı: 1916’da Adrianov tarafından Bayan-Kol Irmağı kıyısındaki Kızıl-Çıra mıntıkasında keşfedildi. Bu yazıtı da Malov ilim alemine tanıtmıştır. Külüg Togan adına dikilmiştir.

g- Az Yazıtları

1- Bayan-Kol Yazıtı: 1971 yılında Tuva bölgesinde bulundu. Yazıtta Altı-Azların tarihi yurtlarının kesin sınırları çizilmektedir. Yaklaşık 2.5 metre uzunluğundadır. Yazıt hakkındaki bilgileri, D.D.Vasilyev’in “Tyurkskaya Runiçeskaya Nadpis iz Okrestnostey Bayan-Kola (Tuva)”, Sovyetskaya Tyurkologiya, No 3, Baku 1976, adlı makalesinden öğrenmekteyiz. Azlar hakkında pekçok görüş mevcuttur. Azlar menşei itibarıyla Türk boyları içerisine dahil edilmeseler bile zaman içerisinde Türk kültürü arasında erimişler ve Türkleşmişlerdir. Bayan-Kol Yazıtından çıkan neticeye göre, 8. yüzyılda Azların altı urug halinde ve Tannu-Ola’nın batısındaki Mugur bölgesinde yaşadıkları anlaşılmaktadır.

2- Mugur-Sargol Yazıtları: 1976 ve 1978 senelerinde bulundu. Yeri Yenisey’e 2.5 km uzaklıktaki Mugur bölgesi olduğu için bu ad ile anılmaktadır. I. Mugur yazıtını N.A.Baskakov, “Naskalnaya Runiçeskaya Nadpis v Terezennike-Buyuk Uriçişça Mugur-Sargol Tuvinskoy ASSR”, Sovyetskaya Etnografiya, No 3, Moskova 1978, isimli makalesinde, II. Mugur yazıtını, D.Vasilyev, “Novaya Drevnetyurskaya Nadpis iz Tuvi”, Arkeologiçeskiye Otkrıtiya, 1979, Moskova 1980, adlı yazısında vermektedirler. Az adına ilk defa tarihi bilgi olarak, Bilge ve Köl Tigin Yazıtlarında 709 yılındaki Kök Türk-Kırgız savaşları sırasında rastlıyoruz. 710 senesinde Türgişlerle yapılan muharebede de, herhalde Türgişlerin safında yer almışlardır. Çünkü bu savaşlarda Türgiş liderinin komutanlarından birinin unvanı Az Tutuk’tur. 714 yılında ayaklanan Azları, Bilge ve Köl Tigin bir kez daha mağlup ettiler. Az adı Uygur kitabelerinden Şine-Usu ve Terhin Yazıtında da görülür. Fakat Uygurlar çağında onların hakimiyetini tanımışlardır. Çünkü artık mühim bir siyasi kuvvetleri yoktur[39].

h- Peçenek Yazıtları

Türk milletinin bir parçası olan Peçeneklere ait bu yazıtlar 1799 senesinde, Macaristan’ın Torontal vilayetindeki Nagy-Szent-Miglos denilen yerde, bir evin avlusunda bulundu. İlk önce Attila’nın definesi sanılan bu eserlerin üzerindeki yazılar çözülememiş ve Viyana Müzesine kaldırılmıştı. Kök Türk yazıtlarını çözen Thomsen bunların Attila’ya ait olmadığını söylemiş ve G.Nemeth, kalıntıların Peçenek Türklerinin izlerini taşıdığını ve Kök Türkçenin devamı olan bir Türkçe ile yazıldığını A Nagyszentmiklosi Kincs Feliratai, Budapest 1932, adlı eserinde söylemişti. 9-10. yüzyılara ait olduğu sanılan bu eşyaların üzerinde hem Kök Türk harfli metinlere rastlanıldığı gibi, hem de Grek harflariyle yazılmış parçalara da tesadüf edildi.

ı- Bulgar Yazıtları

Bulgaristan’ın çeşitli yerlerinde, mesela Pliska, Preslav ve Madara gibi merkezlerde eski Bulgar Türklerine ait 90 kadar kitabe bulunmuştur. Bunlar genellikle Grek alfabesiyle yazılmıştır. Preslav’da bulunan bir yazıt Kril alfabesiyledir. Bunlardan Madara Yazıtı, kabartmalı sağlam bir kaya üzerindedir.Kabartmadaki tasvir sahnesinde, elinde mızrak, ata binmiş bir suvari vardır. Tasvir sahnesinin Kurum Han’a (9. yüzyıl) ait olduğu tahmin edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: