Millî Birlik ve Beraberlik

Resim

MİLLÎ BİRLİK VE BERABERLİK
1. Millî Birlik ve Beraberlik
a. Millî Birliin Önemi
Birlik ve beraberlik, insanlık tarihi boyunca daima çok önemli olmutur. Başarılı olmak ve hakkını korumak için güçlü olmak gerekir. insan toplulukları (aile, dernek, spor grupları, çok ortaklı ticari kurulular, dier kurum/kurulular gibi) hedeflerine ulaşmak ve başarılı olmak için güçlü olmak zorundadırlar. O gücü, ancak birlik ve beraberlik ruhu ile yaşadıklarında kazanabilirler. Birlik ve beraberliin vazgeçilmez unsurları, kendinin ve ait oldugu toplumun menfaatlerini bilmek, sevmek ve karşılıksız fedakârlıktır. insan grupları veya toplulukları ne kadar büyük olursa birlik içinde hareket etmeleri de o kadar zorlaşır. (Örnein: Kendi sınıfınız içindeki birlik ve beraberlik ile okul örencilerinin tamamı arasındaki birlik ve beraberliginizi karşılatırınız.) Millet özelliini kazanmış topluluklar, yaşadıkları hayat şartları ve tarihin kendilerine kazandırdıgı tecrübeyi iyi bilmek zorundadırlar. Yalnız bilmek yetmez, kazandıkları tecrübeyi yeni kuşaklara en iyi şekilde aktarmaları gerekir.Türk milleti, tarihin her döneminde millî birlik ve beraberligin önemini bilerek hareket etmiştir. Kurulan her devlet, millî birlik ve beraberliin en güzel örneklerindendir. Bu konuya yakın tarihimizden verilecek en güzel örnek ise KurtuluŞ SavaŞı’ mızdır.
Birinci Dünya Savaşı’nın kaybedilmesinden sonra bütün dünya artık “Türkler bitti” düşüncesine kapılmışlardı. Türk milleti ise Atatürk’ün önderliinde büyük bir millî birlik ve beraberlik örnegi göstererek hürriyet mücadelesine başlamıştır. Edirne’den Ardahan’a, Samsun’dan Antalya’ya kadar yurdun her köşesinde harekete geçen Türk Milleti, vatanını düşman işgalinden kurtarmıştır. Ordusu terhis edilmiş, fabrikalarına, limanlarına, tersanelerine, kılalarına el konulmuş, yöneticilerinin aciz kaldıgı bir ulusun, kısa sürede neler başardık sadece bu vatanın insanları tarafından degil, tüm uluslar tarafından çok iyi anlaşılmıştır. Milletimiz, Kurtuluş Savaşı sıkıntılarını birlik ve beraberlikle yenildgiini atlattıktan sonra çagdaşlaşma yolunda aşamayacagı engelin de olmadıgını kanıtlamıştır. Kurtuluş Savaşı’nda Türk insanının millî birlik ve beraberligini, Atatürk ve milletimizin ortak bir çıkar etrafında toplanması salamıştır. O günlerde, “bagımsızlık”; en öncelikli ve hayati ortak çıkar olarak görülmütür. Burada önemli olan, millet olarak ortak çıkarımızın ne olduunu belirlemek ve o çıkar için millî birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmektir. Atatürk’ün de belirttigi gibi, “Türk milleti, millî birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir.” ileride deginecegimiz gibi günümüzde de ortak çıkarımız, bagımsızlık, laiklik, çagdaşlık ve demokrasidir. Milletimiz, bu çıkarlarını korumak için, millî birlik ve beraberlik içerisinde hareket ettigi sürece onu yıkacak hiçbir güç yoktur. Bu konuda Türk tarihinden örnek alacagımız pek çok olay vardır.
b. Atatürk’ün Millî Birlik ve Beraberlik Anlayışı ileri bir toplum örnegi olarak devleti, yapısı bakımından inceledigimizde, birçok unsurlardan oluştugunu görürüz. Bir milletin siyasi teşkilatını kurarak, siyasi sınırları belirtilmiş toprak parçası üzerinde, istiklalini kazanmasına devlet denir. Devletin en önemli unsuru insandır. Tarihin derinliklerinden gelen ve sayısız tecrübeler yaşamı insan toplulugu, en iyi millet özelligini kazanmıştır. Bu insan toplulugu; ülkü birligi, dil birligi, geçmişte cereyan etmiş tarihsel olayların, ortak mutluluk ve felaketlerin, derin izler bırakan etkileri altında birbirine kaynaması sonucu bir millet olumuştur. Devlet içinde, milleti oluşturan bireylerin yakın veya uzak soyundan devraldıgı ve üzerinde varlıgını devam ettirdigi toprak yani vatan vardır. Özlü yönleriyle devlet, millet ve vatan kavramlarının, milleti oluşturan bireylerin duygu, düşünce ve iradeleri üzerinde yarattıgı bir birlik ülküsü vardır ki bu millî bilinç adını alır.
Milletlerin yaşamaları için tabiatın ezeli ve sonsuz mücadele kanununlarına uyabilmek ve hayatını devam ettirmek millî bilinçle olur. O hâlde millet, bir kitledir, kaynaşmşı bireylerden oluşur. Bu kitle içerisinde ortak birçok çabalar vardır. Bu ortak çabalar, ortak çıkarlardır, ortak anılardır, ortak tarihtir, ortak tehlikelerdir ve ortak korunma ihtiyacıdır. Ortak olan bu faktörler ve çevre koşulları bireyler üzerinde ortak duygular yaratır. Bu durumda; vatan, millet ve devlet kavramlarının ışıgı altında millî birlik ve bütünlügü şöyle tanımlayabiliriz: “Millî birlik ve bütünlük, bir toplumun millet oluşunu salayan ve millî varlıgın her türlü tehlikelere karşı korunmasında, manen ve maddeten birlikte hareketidir.” Millî birlik, bir milletin millî gücünün hareket üssüdür. Atatürk, millet arasında bölünmeye parçalanmaya karşıdır. Bunun ögrenilmesi gereken bir konu olduguna inanır ve ilgililere bunu şöyle anlatır: “Kesin olarak bilmeliyiz ki iki parça hâlinde yaşayan milletler zayıftır, hastadır. Çocuklarımıza ve gençlerimize verecegimiz ögrenimin sınırı ne olursa olsun, onlara esaslı olarak:

* Milletine,
* Türk milletinin millî kimligine ve millî degerlerine,
* Türkiye Devleti’ne,
* Türk Vatanı’na ,
* Türkiye Büyük Millet Meclisine düşman olanlarla mücadele nedenlerini, şekillerini ve araçlarını ögretmeliyiz. 
Türk gençliine, yukarıdaki mücadele nedenlerini ve şekillerini ögretmedikçe yaşama hakkımız yoktur. Mücadele gereklidir. Özet olarak: “Millî birlik ve bütünlük”, millî sorunlarda milletçe ortak bilinç ve hareket birligidir. Büyük Önder Mustafa Kemal’in, 19 Mayıs 1919’da Samsun’da Anadolu topraklarına ayak basması, 25 Mayıs’ta Havza’ya, 13 Haziran’da Amasya’ya hareketi ve burada millî teşkilat kurulması için mülki ve askerî erkâna emirleri, Havza ve Amasya mitingleri, millî bilincin ve millî birlgiin Anadolu’daki ilk örnekleriydi. Mustafa Kemal Paşa’nın, Türk istiklal Mücadelesi’nin balangıcında güç kaynagı, Türklük yani Türk milletiyle buna dayalı milliyetçilik olmuştu. O, bu güce dayandıgı sırada milletin birlik ve beraberlik hâlinde bulunmasını istiyordu. Böylece birlikten dogacak gücün daha etkili olacagını düşünüyordu. Mustafa Kemal, 1919’larda öyle diyordu: “Biz yok, birlik hâlinde millet var! Biz ve millet ayrı ayrı şeyler degiliz. Ve şunu kesin olarak söyleyeyim ki bir millet, varlgıı ve bagımsızlıgı için her şeye girişir ve bu gaye ugrunda her fedakârlıgı yaparsa başarılı olmaması mümkün deildir. Elbette başarır. Başaramazsa o millet ölmüş demektir. şu hâlde, millet yaşadıkça ve her türlü fedakârlıkta bulundukça başarılı olmaması hatıra gelmez ve böyle bir şey söz konusu olamaz.”
Büyük Önder Atatürk, Cumhuriyet’in Onuncu Yıl Nutku’nda şöyle diyor: “Az zamanda çok büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyügü, temelli Türk kahramanlıgı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bundaki başarıyı Türk milletinin ve onun degerli ordusunun bir ve beraber olarak azimkârane yürümesine borçluyuz.”
 Millî Birlik ve Beraberlige Önem Verilmeyişinin Sonuçları Türk tarihinde, millî birlik ve beraberlige önem verilmesi ile ilgili sayısız örnekler vardır. Fakat bu konuda olumsuz örnekler de vardır. Bazı Türk devletleri, “millî menfaatler”in neler oldugu konusundaki yanlışlarından dolayı devletlerinin yıkılmasını önleyememişlerdir.
Tarihteki Türk Devletlerinin ortak yıkılış nedenlerini öyle sıralayabiliriz :
* Eski Türk Devlet sistemindeki iktidarın veraset yoluyla çocuklara geçmesi ve ülkenin paylaşılması,
* Ülke dışından ve içinden yapılan fesatın ve bozgunculuun önüne geçilememesi,
* Vatandaşların olaylara duygusal yaklaşımlarından dolayı, dış güçler tarafından kolayca kışkırtılmaları,
* Vatandaşların devletin güçlenmesinden sonra rehavete kapılmaları ve millî
menfaatlerini unutmaya başlamaları,
* Bazı devlet yöneticilerinin görevlerini kötüye kullanmaları, 
Bencilligi, ben merkezliligi, kişisel yarar ve çıkarı temel alan hizmet anlayışı dogal olarak bencil bir insan karakterini ortaya koyar. insan çogu durumda açgözlü, daha çok kendini düşünen, üretilen degerlerden en çok payı almak isteyen, sınırsız istekleri ve arzuları olan bir varlıktır. insanın bu özelligi egitim, bilinç ile topluma uyum salayacak düzeye getirilebilir.
Aslında bireyin, gerçek menfaatinin toplumun güçlü olmasına baglı oldugunu algılamasını saglamak gerekir. Toplum hayatı, bireyleri dayanışma ve konulan kurallara uyma zorunlulugu getiren bir hayat tarzına iter. Çeşitli sorunlarına insanlar örgütlenerek, ortak amaç ve degerlere dayalı olarak çözüm bulma yoluna giderler. Burada önemli olan bir ya da birkaç kiinin çıkarı degil, bütün grubun çıkarıdır. Kendini ve çıkarını düşünmeksizin hizmet çok önemli bir konudur. Kişinin vatanını, milletini üstün bir inançla sevmesi, kendisini ona adamasını gerekli kılar. Bu degeri benimseyen vatanda, ülkesine hizmeti ödül ya da kazanç düşünmeksizin fedakârlıkla yapar 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: