KALP HASTALARI SICAKLARDA NE YAPMALI

Kalp hastaları sıcak havalarda ne yapmalı
Sıcak ve nemin arttığı günler bazı hastalıklar açısından tehlikeli olabiliyor. Bunların başında ise kalp hastalıkları geliyor. Kalp hastalıklarının günümüzün en büyük sağlık sorunlarının başında geldiğini söyleyen Acıbadem Kadıköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sinan Dağdelen aşırı sıcakların tansiyon düşmelerine aşırı damar kasılmalarına ve kalbe giden kan akımı dengesinin bozulmasına neden olduğunu belirtiyor.
Aşırı nem ve buharlaşma ile birlikte yeterli sıvı da alınmazsa kan koyulaşıyor ve pıhtılaşma eğiliminde artma oluyor. Tüm bu mekanizmalar özellikle kalp hastalarında damar problemini artıran ve krize davetiye çıkartan nedenler arasında yer alıyor. Kalp hastalıkları arasında en çok korkutan konuların başında ise kalp krizi geliyor.
Kalp krizi günümüzde hem kadınları hem de erkekleri ilgilendirenözellikle de sıcakların nemin artmasıyla birlikte edilmesi gereken bir sağlık sorunu. Ancak kalp krizinin belirtileri yeterince tanınmadığındanbirçok insan hastaneye başvurmakta geç kalıyor. Prof. Dr. Sinan Dağdelen kalp krizine erken müdahalenin büyük önem taşıdığını belirterek şu bilgileri veriyor:
“Kalp krizi geçiren bir kişinin damarının ilk 90 dakikada açılması idealdir. Ancak kalp krizi başladığı andan itibaren 6 saatten daha fazla süre geçerse müdahale gecikmiş demektir. Bu durumda kalp aşırı hasar görebilir. Hiçbir sağlık yardımı almayanların en az yüzde 30’u hastaneye veya doktoruna ulaşamadan hayatını kaybediyor.”
Kalp krizi sonrası ölüm oranları; hastanın kalp durumuna diyabet ve hipertansiyon ve diğer hastalıklarının olup olmadığına yaşına bağlı olarak değişiyor. Ancak ortalama ölüm oranı ilk 30 günde yüzde 16.6 oluyor. Prof. Dağdelen yapılan büyük bir çalışmada kalp krizi sonrası düşük riskli grupta 90 günlük sürede ölüm oranının yüzde 04 iken yüksek riskli grupta bu oranın yüzde 21 olarak bulunduğunu belirtiyor.

BU BELİRTİLERE DİKKAT EDİN
Prof. Dr. Sinan Dağdelen bu nedenle kalp krizinin geldiğini haber veren şu belirtilere dikkat etmek gerektiğini belirtiyor:
-Göğüs ağrınız olduğunda veya göğüs ağrısı olan bir insan gördüğünüzde ağrının şiddetinin çok önemli olmadığını hatırlamak önemli. Hemen doktora başvurmak gerekiyor.
-Özellikle göğüsteki rahatsızlık ile birlikte bulantı terleme cildin soğuk olması veya soluk renkli olması gibi belirtiler varsa bu rahatsızlık çok ciddi bir durumun belirtisi olabilir. Bir kalp krizi bile olabilir.
-Bu nedenle ağrı ve eşlik eden diğer şikayetlerin şiddetine bakmadan acilen tıbbi yardım alın.
-Hastaya aspirinin dokunup dokunmadığını sorarak sakıncası yoksa bir aspirin çiğnetmeniz son derece yararlı bir ilk yardım girişimi olabilir.

-Bunun dışında doktora danışmadan veya en azından bir EKG çekilmeden ilk yardım olarak dilaltı nitrat (dil altı ilacı) kullanmayın. Bunlar ağır tansiyon düşmelerine neden olarak tehlikeli olabilir.

PSİKOLOJİK SIKINTILAR DA GÖĞÜS AĞRISI YAPAR
Bu arada her göğüs ağrısı da kalp hastalığına bağlı olarak ortaya çıkmıyor. Göğüs ağrısının birçok nedeni bulunuyor. Bu nedenlerin sadece bazıları kalp ve damar hastalıklarına bağlı olarak ortaya çıkıyor. Diğer göğüs ağrısı nedenleri arasında psikolojik sorunlar yemek borusu mide ve safra kesesi hastalıkları boyun ve göğüs kemiklerine ait sorunlar kas hastalıkları akciğer ve göğüs boşluğu hastalıkları ile sinir sistemini ilgilendiren hastalıklar geliyor.

GÖĞÜS AĞRINIZ VARSA VAKİT KAYBETMEYİN
Orta ve ileri yaştaki kişilerde hipertansiyon ve kalp hastalıklarının görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Sinan Dağdelen kireçlenme denilen dejeneratif eklem hastalıklarının veya kronik bronşit gibi akciğer hastalıklarının görülme sıklığında da artış olduğunu söylüyor. Bu durumda göğüs ağrısı olanların ağrıları olduğunda hiç zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalarını öneren Prof. Dr. Dağdelen şunları söylüyor:

“Ağrı sırasında yapılacak olan bir EKG (kalp elektrosu) bazı kan incelemeleri ve bedensel muayene ile acil bir kalp hastalığının diğer nedenlerden ayrılması sağlanabilir. Eğer göğüs ağrıları kısa süreli ve doktora gittiğinizde ortadan kaybolmuşsa yapılan muayene ve EKG de (kalp elektronuzda) herhangi bir bulgu yoksa kalp hastalığının olup olmadığını anlamak için bir kardiyoloji uzmanı tarafından muayene gerekebilir. Burada yapılacak olan incelemelerle ağrının bir kalp hastalığına bağlı olup olmadığı anlaşılır. Kalp dışı göğüs ağrılarının da bir sağlık sorununun belirtisi olduğunun unutulmaması tanı ve tedavilerinin geciktirilmemesi gerekir.” KALP HASTALARINI İLGİLENDİREN 2 SORU
1-Kalp hastalarının ilaç kullanımında dikkat edecekleri noktalar nelerdir?
Yaz aylarının rehavetine kapılıp ilaçlarını aksatmalılar. Ancak aşırı sıcak ve nemli hava şartları vücut metabolizmasını etkilediğinden ilaçların etkinliklerinde de farklılıklar olabilir. Özellikle tansiyon düşürücüler kalp hızını etkileyen ilaçlar kan sulandırıcılar ve idrar söktürücülerin etkilerini gözden geçirmek ve dikkatli olmak gerekiyor. Yapılacak tansiyon nabız ve kan tahlili kontrolleri ile ilaçların dozlarını tekrardan ayarlamak gerekebilir. Aynı dozda alınan ilaçlar örneğin tansiyonda ve nabızda daha fazla düşmelere neden olabilir.
2-Çay kahve asitli içecekler tüketmek ilacın etkisini azaltır mı?
Bu tür içecekler yaz aylarında daha fazla tüketilebiliyor. Bu aşırı alınan yiyecek ve içecekler kalp hızının artmasına ve hatta çarpıntı ataklarına neden olabiliyor. Hele de kalp ve veya tansiyon ilacı alan hastaların aşırı alkol almaları çok sakıncalı olabilir hem ani tansiyon düşmeleri yapabilir ve hem de özellikle alındıktan saatler sonra bazı ritim bozukluklarını başlatabilir. Oysa ritim bozuklukları hele de kalp ve tansiyon hastalarında hiç de istemediğimiz komplikasyonlardır. Asitli içecekler mide ve boğaz hastalıklarını artırabilir. Kalp hastalarının çok önemli bir kısmı zaten kan sulandırıcılar kullanmaktadır. Bu ilaçlar ise zaten mide asidini ve tahriş olasılığını artırmaktadır. Bu nedenle aşırı asitli içecekler sınırlı olarak tüketilmelidir.

SAKARYA TÜRKÜSÜ

Sakarya Türküsü

İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;
Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
Sırtına Sakaryanın, Türk tarihi vurulur.
Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük?
Bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük! ..
Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya!
Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?
İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal.
Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,
Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan.
Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân;
Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!
Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;
Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?
Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!
Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
Sakarya, kandillere katran döktü geceler
Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya,
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.
Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?
Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!
Sakarya, sâf çocuğu, mâsum Anadolunun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!
Sen ve ben, gözyaşiyle ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!
Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz!Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;

Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya! ..

(1949)

 

Necip Fazıl Kısakürek

SİGARA ve ZARARLARI

Yaptıklarınız önemlidir
Sağlık bir piyango oyunu değildir. Çok ender olarak hastalan­mayız. Bazı sağlık sorunları bizim denetimimizde olmamakla bir­likte birçok hastalık aldığımız kararlar ve davranış biçimlerimizden kaynaklanmaktadır. Kanser insanların en çok korktuğu bir hastalıktır. Birçok kişi kanseri önlemenin olanaksız olduğuna ya da çok zor olduğu­na inanmaktadır. Bununla birlikte Mayo Kliniği’nde çalışan araştırmacılar kanser türlerinin yarısının içedönük, asosyal bir yaşam sürdürmek, yağ oranı yüksek yiyecekler tüketmek, kız­gın…

Sigara kalbi yaşlandırıyor
Sigara çok önemli bir risk faktörüdür. Sadece kalp damar hastalıklarına neden olmaz, birçok hastalığın da birincil nedenleri arasında yer alır. Sigara kalp damar hastalıklarını gelişme riskini artıran 4 büyük faktörden biridir. Diğerleri kolesterol yüksekliği, şeker hastalığı ve tansiyon yüksekliğidir. Sigara içen ve başka risk faktörleri bakımından eşit durumda olan bir şahısta, sigara içmeyene göre kalple ilgili önem­li olaylarını (yani kalp krizi geçirme, kalp…

Sigarayla ilgili bazı sorulara cevaplar
Soru: Sağlığa zararı olmayan sigara var mıdır ? Cevap: Böyle bir sigara yoktur. Her türlü sigara sağlığa zararlıdır. Soru: Az sigara içmenin de sağlığa zararı olabilir mi ? Cevap: Olabilir. Tek sigara dahi insan sağlığı için zararlıdır. Çok az sigara içenlerin bile akciğerlerinde hasar tespit edilmiştir. Kaldı İd, az sigara içen kişiler böyle durmamakta, zamanla içtikleri sigara adedini artırmaktadırlar. Soru: Sigara içenler neden sabahları ök-sürüp, balgam…

Gençlik ve sigara
Çabuk ulaşılabilir olması sebebiyle gençler arasında sigara içmek oldukça yaygındır. Gelişmiş ülkelerde 12-17 yaş arasındaki her beş ergenden birinin sigara tiryakisi olduğu tahmin edilmektedir. Ülkemizde ise bu oran daha yüksektir. Sigara kullanımı başlı başına zarardır, genç için adeta mayınlı tarladır. Şu gerçeği de unutmayalım: Sigara içen gençler aynı zamanda alkol ve uyuşturucu bağımlılığına yatkın kişiler haline gelmektedir. Çünkü sigara, kişinin öteki kötü alışkanlıklara…

Sigarayı bırakanların vücudundaki değişiklikler
Sigarayı bıraktıktan sekiz saat sonra: Kandaki oksijen normal hale döner. Kalp krizi riski ileri derecede azalır. Kaslara giden oksijen miktarı artar. Kan basıncı normal seviyesine iner. Sigarayı bıraktıktan 24 saat sonra: Karbonmonoksit vücuttan atılmaya başlanır. Nefes alıp verme rahatlar. Akciğerlerdeki katran ve balgam yok olmaya başlar. Bronşit ve zatürree gibi tekrarlanan solunum yolu hastalıkları riski azalır. Hücrelerin oksijenlenmesi normale döner. Sigarayı bıraktıktan…

Light sigara içmek çözüm mü ?
Sigara dumanının çok azının bile sağlık açısından zararlı olduğunu biliyoruz. Light sigaralarda katran ve nikotin oranı düşükse de, bu tip sigaralara geçen tiryakiler, nikotin ihtiyaçlarını karşılamak için, genellikle daha çok sayıda sigara içmeye veya içtiği her sigarayı daha çok içine çekmeye başlamaktadır. Daha derin ve daha sık nefesler çekildiğinde veya sigara sonuna kadar içildiğinde, katran oranı düşük bir sigara, diğerleri kadar zararlı…

Sigarayı bırakmada metodlar
Sigarayı bırakmada kesin ve çok etkili bir metot bulunmamaktadır. Ancak kişinin isteği, azmi, kararlı oluşu ve irade gücü çok işe yarar. Buna rağmen bazı metotların faydası olmaktadır. Hipnoz: Bilincin farkında olma seviyesi düşürüldükten sonra, bilinçaltına telkin vererek (şartlandırılarak) inanç oluşturmaya dayanan yöntemdir. Burada hipnoz verene inanç önemlidir. Etki süresi kısa da sürebilir, uzun da. Gözler kapatıldıktan sonra, kişinin birkaç defa derin nefes alıp vermesi…

Sigara yoksunluğu
Sigarayı bırakınca nikotin almamaya bağlı yoksunluk belirtileri, hafif veya şiddetli olarak ortaya çıkmaktadır. Amerikan Psikiyatri Birliği nikotin kullanımının birden bırakılmasının veya kullanılan nikotin miktarının azaltılmasının ardından 24 saat içinde şu sekiz bulgudan en az dördünün ortaya çıkmasını öngörmüştür: Disforik veya depresif mizaç (yani ruhsal durumda dalgalanmalar, neşeli ya da hüzünlü hal). İnsomnia (uykusuzluk). İrritabilite (hırçınlık), sinirlenme ya da öfkelenme. Anksiyete (endişeyle karışık sıkıntı…

Sigarayı bırakırsak yemekten lezzet alırız
Nikotine bağlılık, yiyeceğe duyduğumuz açlığa benzer. Ancak birbirine zıt, yanıltıcı bir benzerliktir bu: 1) Yiyecek; sağlık, enerji, haz verir ve hayatımızı uzatır. Tütün ise sağlığımızı berbat eder, mutsuzluğa ve hastalıklara yol açarak ömrümüzü kısaltır. 2) Yiyeceklerin tadı güzeldir, açlığımızı doyurmak hoş bir duygudur; ama kanser yapan, iğrenç kokan dumanları içimize çekmek kesinlikle hoş olmayan bir deneyimdir. 3) Yemek yemek açlığa sebep olmaz, tam tersine tatmin…

Sigarayı nasıl bırakmalı ?
Öncelikle sigaranın zararlarını kavramalı ve bırakmaya kesin karar vermelidir. Azim ve iradenin, bağımlılığı kırmada büyük önemi vardır. Aslında sigara içenlerin yüzde 80’inden fazlası sigarayı bırakmak için istekli olmalarına ve yüzde 35’inin her yıl bırakmayı denemelerine rağmen, bırakmak için teşebbüs ettikleri girişimlerde ancak yüzde 5’i başarılı olabilmektedir. Bırakmaya karar verince hemen sigara paketini atmalı, sigara taşımamalı ve aniden sigara içmeyi kesmelidir. Tedricen (azaltarak) bırakma yanıltıcıdır….

Sigarayı neden bırakmalıyız ?
Sigarayı bırakmak için en uygun zaman hemen ve acilendir. Vücuda giren zehirli maddeleri kestiğimiz andan itibaren onarım, yenileşme ve temizlik başlar. Bir tek sigara içmek dahi, temiz suyu kirletmeye benzer. Önemli olan kanımızı ve hücrelerimizi her zaman zehirli maddelerden uzak ve temiz tutmaktır. Sigara kullanmaya son verildiğinde yaşanan olumlu değişiklikler saymakla bitmez. İlk önce kendimize olan öz saygımız, özgüvenimiz artar. Kendimizi daha huzurlu, daha…

Pasif tiryakilik (dumanaltı olma)
Pasif içicilik (yani duman altı olma), kişinin sigara içmediği halde sigara içilen ortamda elinde olmadan tütünün dumanını teneffüs etmelerine denir. Başkasının ağız ve burnundan çıkan sigara dumanında da nitrojen, nikotin, karbonmonoksit, karbondioksit ve çeşitli gazların mevcut olduğu bir gerçektir. İstemsiz sigara içimine bağlı hastalıkların başında akciğer kanseri gelir. Çeşitli araştırmalar pasif içiciliğin akciğer kanserinde önemli bir faktör olduğunu göstermektedir. ABD’de yılda 100.000 kişi…

Sigara organları nasıl etkiler
Sigaranın vücutta izlediği yol: Ağız ve burun Nefes borusu Yemek borusu Mide (tükürükle) Hava yolları (bronşlar) Akciğerler (hava kesecikleri). (Burada kılcal damarlardan kana emilir, kalbe gelir ve sonra kalp taralından tüm vücuda pompalanır.) Damar sistemi yoluyla tüm vücudu dolaşır. İltihap: Sigara içindeki yabancı maddeler dokularda irritasyon (zedelenme) ve hasar oluşturur. Buna karşı savunma amacıyla kandaki savunma hücreleri iltihap alanına toplanır. Kanser: Sigara içindeki kanserojen…

Sigaranın yaptığı zararlar
Sigara içmenin mahzurları çevremizde gördüğümüz örneklerden hep dikkatimizi çeker. Askerde gösterilen bir tepeye koşu yapmıştık. Komutanımız koşuyu tamamlayamayanlar için, bunların hepsi sigara tiryakisidir, yorumunda bulundu. Gerçekten öyleydiler. Daha genç yaşta koşamıyor, yolun yarısında tıkanıyorlardı. Yine tıp fakültesinde talebe iken ölü bedenini inceleme (kadavra) dersinde, bazı cesetlerin akciğerlerinin katran rengi gibi kapkara olduğu dikkatimi çekmiş ve hocama bunun sebebini sormuştum. “Sigaradan bu” cevabını almıştım….

Sigaradaki zararlı maddeler
Sigara ve dumanı, çok miktarda ve değişik özellikte zararlı maddeler içermektedir. 4000’den fazla olduğu bilinen bu toksik (zehirleyici) maddelerin büyük bir kısmı kanser yapıcı (kanserojen) özelliktedir. Nikotin bu maddelerin en önemlisi olup sinir sistemini etkileyerek kalp ve damarların çalışmasını bozar. Nikotine maraz kalış sonucu, kan basıncı ve nabız hızında artış ortaya çıkmaktadır. Bu sebeple kalp daha fazla kasılmakta ve kalbin oksijen ihtiyacı artmaktadır….

ŞİŞMANLIK ve KALP SAGLIGI

Şişmanlığın kalp sağlığı üzerine etkisi nedir ?
Şişmanlık, koroner kalp hastalığı için sorgulanan klasik risk faktörlerinden biri olup, günümüzde özellikle gelişmiş toplumların giderek artan önemli bir sağlık problemidir. Ayrıca, sadece kalp hastalığı için değil, aynı zamanda kalp hastalığı eş değeri sayılan diyabet ve hipertansiyon için de önemli risk taşımaktadır. Örneğin erkeklerde her % 10′luk kilo azalması koroner vakalarda % 20 azalma sağlar. Verilen kilonun miktarı arttıkça elde edilen fayda da artar. Bilimsel araştırmalarda % 5 kilo verme ile bile yaşam kalitesinin arttığı, diyabet riskinin azaldığı, kan yağlarının profilinin olumlu etkilendiği gözlenmiştir. İdeal olan, vücut kitle endeksinin (vücut ağırlığının, kişinin boyunun metre birimi ile karesine bölümünden elde edilir.) 25′in altında olmasıdır.
Bunun üzerinde olanlarda kalp hastalıklarının yanı sıra başka hastalıkların risk oranı da yükselir.
Birden bire ve aşırı kilo vermek de kalp sağlığını bozar mı ?
Dengeli beslenme, kalp sağlığının birinci şartı olup vücudu aşırı zorlayan her türlü diyet uygulaması kalp için de zararlıdır. Birdenbire kilo kaybetmek vücut dengesini bozacağı için hiç bir zaman önerilmez. İlk etapta vücut ağırlığının % 10′u veya 10 kg verilmesi hedeflenebilir. Kilo vermek zaten zor bir iş olduğundan hedefin küçültülmesi başarının da daha büyük olmasını sağlar. Bir de önemli olan kilo verdikten sonra korunmasıdır. Kilo verdikten kısa bir süre sonra tekrar alınması ve sonra tekrar diyete başlanması vücutta tahribata neden olur. Bu nedenle kilo vermenin sağlığı olumlu etkilemesi için mutlaka verilen kiloların bir ömür boyu korunması gerekir.
Kalp hastası için özel bir diyet var mıdır ?
Kalp hastaları, kardiyolog ve diyet ve beslenme uzmanlarının kontrolünde gerekli düzenlemeleri yaparak yaşamlarını sürdürmelidirler. Kalp hastaları için önerdiğimiz, yağ oranı azaltılmış diyetlerdir. Bu tip diyette, LDL-kolesterolü düşürmek için total yağlar, enerji içeriğinin
%30′unu oluşturmalıdır. Ancak kalp hastalığı aşikar olanlarda daha çok tedavi etmeye yönelik, daha katı olan bir ikinci tip diyet uygulanır. Bunda da yine yağlar, total günlük enerji ihtiyacının ancak % 30′unu karşılamalıdır.
Şişmanlar risk altında
Menopoz dönemindeki kadınlar, ailesinde hipertansiyon olanlar, yaşlılar, stres altında olanlar, sigara içenler, şişmanlar ve alkol kullananlar yüksek tansiyon riski altındadır.
Beslenme ile kalp krizi arasında bir bağlantı var mı ?
Sağlıksız beslenme, fast-food tarzı yiyecekler ve yağ – karbonhidrat açısından zengin diyetler şişmanlık oranını arttırdığı gibi kalp hastalığına da yol açar. Beslenme düzgün olmayınca kilo alma ve lipit profilinde bozulma olur ve ayrıca tuz tüketiminin de fazla olması yine hipertansiyonun olmasına sebep teşkil eder. Bütün bunlar bir arada kalp hastalığı risk faktörlerinin (bozulmuş lipit profili, hipertansiyon, obezite gibi) gelişmesine ve sonuçta da kalp krizine zemin hazırlayacaktır.
Diyetin kalp hastalıklarındaki rolü nedir ?
Diyet, koroner kalp hastalıkları için önemli bir risk faktörüdür. Kan basıncı, kan şekeri ve şişmanlığın artmasıyla koroner kalp hastalıkları gelişmesi riski de artar. Diyetteki doymuş yağ asitleri, LDL-Kolesterolü (zararlı kolesterol) yükseltirler. Doymuş yağ asitlerinin yerini doymamış yağ asitleri aldığında LDL- kolesterol düşer, fakat HDL-kolesterol (faydalı kolesterol) etkilenmez. Tüm katı yağlar sıvı yağlara göre kolesterol açısından zengin olduğu için daha fazla zararlıdır. Diyet kan basıncının da belirleyicisidir. Diyetle alınan tuzun azaltılması kan basıncım düşürebilir ve yaşla kan basıncı artışım önler. Meyve ve sebzeden ve düşük yağlı süt mamullerinden zengin beslenme, kolesterolü düşürmesi yanında kan basıncı değerlerini de etkiler. Bu nedenle kalp sağlığı açısından uygundur.
Obezite gittikçe artan bir şekilde toplum sağlığını tehdit etmektedir. Fizik aktivitenin azalması ve yüksek miktarda yağ ihtiva eden veya yüksek kalorili yiyeceklerin aşırı alımından dolayı kalp hastalıkları da fazlaca görülmektedir. Kalp hastalıklarında korunmada ağırlık, diyet tedavisinde olmaktadır.
Birinci basamak diyeti
Günlük total kalori: İdeal kiloya getirecek ve bu kiloda devam ettirecek kadar olmalı. İdeal kilo da yukarıda belirttiğimiz gibi vücut kitle endeksi hesap edilerek bulunur. Vücut kitle endeksi 25′in üzerinde çıkanlar tehlike sinyalleri verir.
* Kolesterol <300 mg/gün olmalı
* Total yağ alımı: Günlük toplam kalorinin % 30′unu oluşturmalı.
* Total karbonhidrat alımı: Günlük toplam kalorinin % 55-60′ını oluşturmalıda.
* Total protein alımı: Günlük toplam kalorinin % 12′sini oluşturmalıdır.
* Tuz: Hipertansiyon yoksa, normal miktarda.
* Yumurta: Haftada en çok bir defa.
* Balık: pullu türleri ve ızgara veya buğulama şekilleri tercih edilmeli.
* Sigara kesinlikle içilmeyecek.
* Alkol: İçmemek tercih edilir. Ancak içiliyorsa, çok az miktarı geçmemelidir.
* Bu diyette günlük et miktarı 150 gramı geçmemeli, kırmızı et haftada en fazla 2 kez alınmalı, diğer günler derisi alınmış tavuk veya balık tercih edilmelidir. Karbonhidratların kabuğu ayıklanmamış ve lifli olanları tercih edilmelidir. Beyaz un, şeker yerine kepekli olanlar ve kahverengi şeker tercih edilmelidir.
Kalbi koruma diyeti
Kahvaltı: (Her gün aynı)
2 dilim kepek ekmeği, 2 dilim az yağlı tuzsuz peynir, domates, salatalık, taze sıkılmış portakal veya greyfurt suyu, ıhlamur, adaçayı veya papatya çayı. Az miktarda suni tatlandırıcı kullanılabilir, ama tercihen hiç şeker konmaması daha iyidir.
Pazartesi
Öğle: Tavuk ızgara, 200 gram yoğurt, salata
Ara öğün: 250 gram mevsim meyvesi
Akşam: Kıymalı ıspanak, istediğiniz kadar salata
Salı
Öğle: 200 gram yoğurt, 1 tabak haşlanmış sebze (haşlama işlemi yapılırken içine 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ve az tuz koyabilirsiniz)
Ara öğün: 250 gram mevsim meyvesi
Akşam: Balık ızgara, salata
Çarşamba
Öğle: Tavuklu sebze yemeği (Sebze ıspanak, pırasa, semizotu, fasulye olabilir), 200 gram yoğurt.
Ara öğün: 250 gram mevsim meyvesi
Akşam: Tavuk ızgara, istediğiniz kadar salata
Perşembe
Öğle: Üzerine 6 ceviz içi ve 100 gram tuzsuz lor peyniri konulmuş salata. (Salatayı istediğiniz kadar yiyebilirsiniz, üzerine peynir koymak istemeyenler ton balığı da koyabilir)
Ara Öğün: 250 gram mevsim meyvesi
Akşam: Kaymalı taze fasulye, 200 gram yoğurt
Cuma
Öğle: Üzerine 200 gram haşlanmış tavuk eti konmuş salata (Salatayı istediğiniz kadar yiyebilirsiniz, üzerine 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ve istediğiniz kadar limon koyun.)
Ara öğün: 250 gram mevsim meyvesi
Akşam: Kıymalı pırasa, 200 gram yoğurt
Cumartesi
Öğle: Üzerine çiğ domates ve biber konmuş kepekli makarna (makarna 1 su bardağı dolusu olacak, haşlandıktan sonra üzerine 1/2 tatlı kaşığı zeytinyağı ilave edilecek)
Ara öğün: 250 gram mevsim meyvesi
Akşam: Balık ızgara, salata
Pazar
Öğle: Ton balıklı salata, 1 dilim kepek ekmeği
Ara öğün: 250 gram mevsim meyvesi
Akşam: Izgara biftek, salata
Açıklamalar
1 – İçecekler: Su, ıhlamur, adaçayı veya doğal ot çayları şekersiz olmak şartıyla istediğiniz kadar içilebilir. Suni tatlandırıcı, aşırıya kaçmadan günde en fazla 4 adet kullanılmalıdır.
2 – Tuz tamamen kesilmemeli, ama az kullanılmalıdır.
3 – Sağlıklı bir kalp için sadece diyet yapmak yetmez. Aynı zamanda egzersiz yapmak ve hareketli bir yaşam tarzını benimsemek de gerekir. Her gün en az yarım saat kalp ritmini hızlandırmayan yürüyüş ve yüzme idealdir.
4 – Meyveler: İncir, üzüm, kavun gibi bol miktarda şeker içerenler olmamalıdır.
5 – Sebze yemeklerinin içindeki kıyma miktarı 100-150 gram, et öğünleri ise yağsız olmak şartıyla 250-300 gram olmalıdır.
İkinci basamak diyeti
Birinci basamak diyetinden farklı olarak doymuş yağ ve kolesterol alınması daha kısıtlanır.
* Günlük total kalori: İdeal kiloya getirecek kadar olmalı. İdeal kiloyu hesaplamak için yukarıdaki vücut kitle endeksi kullanılabilir.
* Günlük kolesterol 200 mg’dan az olacak.
* Total yağ alımı: Günlük toplam kalorinin % 30′unu aşmayacak.
* Total karbonhidrat alımı: Günlük kalorinin % 55- 60′ı ( şeker, total kalorinin % 10′unu geçmeyecek.)
* Total protein alımı: Günlük yemek miktarının % 10-20′si.
* Alkol: İçmemek idealdir. Eğer içki içiyorsa günde 30 gr. alkolü aşmayacak.
* Sigara: Kesinlikle içilmeyecek.
Bu diyette yumurta yok. Günlük et miktarı 90 gr. olup derisi alınmış tavuk veya balık yenilir. Kırmızı et yenilmemelidir.
Kalp dostu yağ olabilir mi ?
Kolesterol oranı en düşük olarak sıvı yağlardan zeytinyağı kullanımı, kalp dostu olarak sayılabilir.
Sıvı yağlar da çok çeşitli. Bunlardan hangisi daha sağlıklı ?
Tekli doymamış yağ asidi bakımından zengin olan zeytinyağı, yağlar arasında daha sağlıklıdır.
Çocuklar için kalp sağlığını koruyucu ve hastalığı ileriye yönelik önleyici neler yapılabilir ?
Beslenmeleri erken yaşlarda kontrol altında tutulmalı ve ailede kalp hastalığına bağlı erken ölüm varsa gerekli kan testlerine erken yaşlarda başlanması uygun olacaktır
C ve E vitamini yararlı mı ?
Antioksidan görevi içeren C ve E vitamininin kalbi olumlu etkilediğini gösteren bilimsel çalışmalar var.
Kişinin kalp krizi geçirme riski, belirli kriterlere bağlı olarak ortaya çıkar mı ?
Aile öyküsü mevcudiyetinden başlayarak risk faktörü olarak bilinen, kolesterol yüksekliği, hipertansiyon, şeker hastalığı, sigara içimi, şişmanlık, hareketsiz hayat tarzı; hepsi 10 yıllık kalp krizi geçirme riskini hesaplamada kullanılan öğelerdir. Kalp hastalığı risk faktörleri kişinin yaşı, sigara içip içmemesi, tansiyonu, cinsiyeti, kolesterol düzeyleri göz önüne alınarak da belirlenir.
Kalp krizi riski yüksek kişiler korunma amaçlı olarak neler yapabilir ?
Hayat tarzı değişiklikleri yaparak sigara, aşırı alkol tüketimi ve hareketsiz hayat tarzı gibi kötü alışkanlıklarını bir kenara bırakabilirler. Önemli etkenlerden bir tanesi de beslenmedir.
Kişinin Akdeniz beslenme piramidine göre yemesi, onu birçok hastalıktan, özellikle de kalp hastalıklarından korur.
Akdeniz beslenme piramidinin özellikleri
Her gün tüketilen yiyecekler
1) Tahıl ürünleri:
Tahıl ürünleri piramidin tabanında yer almaktadır. Ülkeden ülkeye, hatta aynı ülkenin değişik bölgelerinde farklılıklar göstermekle beraber ekmek, makarna, pilav ve patates her gün tüketilen yiyeceklerin başında gelmektedir. Bunlar büyük çoğunlukla doğal tüketildiklerinden aşırı acıkma ve sık yemelere neden olmadığından, Akdeniz Bölgesi’nde şişmanlık oranı düşüktür.
2) Sebze, salata ve meyve:
Akdenizlinin her gün büyük miktarlarda tükettiği yiyecek maddeleridir. Büyük bir kısmı çiğ tüketildiğinden vitamin, mineral ve bioaktif maddeler açısından çok zengin bir beslenmedir. Baklagiller ve fındık, fıstık, ceviz, badem tüketimi de bu dilim içinde yer almaktadır.
3) Zeytinyağı:
Klasik Akdenizlinin mutfağının tek yağıdır. Başka yağ tanımaz ve tüketmez. Ekmeğini banar, salatasına koyar, yemeğini zeytinyağıyla pişirir.
4) Peynir ve yoğurt:
Her gün tüketilen yiyecek maddeleridir. Yoğurt sofradan eksik olmaz. Olduğu gibi yenir veya yemeklerin üzerine konur, ayrıca ülkemizde olduğu gibi cacık olarak ta tüketilir. Beyaz peynir ve keçi peyniri, en çok tüketilen peynir çeşitleridir.
Haftada birkaç defa tüketilen yiyecek maddeleri:
1) Balık ve deniz ürünleri: Haftada 3 – 4 defa sofrasından eksik etmez. En büyük protein kaynağıdır. Bu yiyecek maddelerinin kalorisi düşüktür, yağ oranları düşük olduğundan aşırı kolesterol içermezler.
2) Tavuk, yumurta: Balık ve deniz ürünlerinden sonra daha az tükettikleri protein kaynaklarıdır.
3) Tatlı: Akdenizli genellikle yemekten sonra meyve yer. Sık olmamakla beraber sütlü ve hamur işi tatlıları da tüketir.
Kalp krizi atlatıldıktan sonra yapılacaklar neler ?
Kalp krizi atlatıldıktan sonra hasta belirli aralıklarla doktor kontrollerine gider. Risk faktörlerine yönelik başlanılan tedavileri ara vermeden düzenli olarak yapar. Haftada en az 3 gün düzenli egzersiz önerilir. Ayrıca stresten uzak ve sigarasız bir yaşam, kilo kaybı hedeflenir. Psikolojik destekten başlayarak gerekli ilaçların
düzenli kullanılması, düzenli hekim kontrolü altında olunması ve kontrollerin aksatılmaması önemlidir.
Aspirinin kalp krizini ve hastalıklarını önleyici etkisi var mı ? Kalbi korumak için aspirinin hangi türü hangi miktarda alınmalı ?
Aspirinin koruyucu etkisi vardır. Düşük dozlarda alındığında kan sulandırıcı etkisinden faydalanıyoruz. Doz olarak önerilen günde 150-300 mgr. Piyasada aspirinin kalp için özellikle üretilen dozları satılıyor. Ancak doktora danışılarak ilaca başlanması daha doğrudur.
Kalbi korumak için kaç yaşında aspirin almaya başlamak gerekiyor ?
Bunun için hastanın sahip olduğu risk faktörleri değerlendirilerek ve kardiyologun görüşü alınarak hareket edilmelidir. Ancak 35 yaşın üstünde proflaktik (koruyucu) olarak aspirin alınmaya başlanması önerilmektedir.
Et konusunda kalp sağlığı açısından bir seçim yapılmalı mıdır ?
Kırmızı et kolesterolce zengin olduğu için sınırlı tüketilmelidir. Kalp sağlığı açısından beyaz etin, yani tavuk ve balığın tercih edilmesi daha iyi olur. Tavuk etinde yağlı olan deri ve but bölgesinin değil, yağsız olan göğüs bölgesinin tercih edilmesi gerekir. Balık olarak da kalbi koruma konusunda etkisi olduğu bilinen omega-3 yağ asitleri açısından zengin balıkların tercih edilmesi faydalıdır. Ancak hem balığın, hem tavuğun hem de kırmızı etin pişirilme tarzı da önemlidir. Bunlar kesinlikle kızartma olmamalı, haşlama, buğulama ya da ızgara tercih edilmelidir.
Kalbi koruyan vitaminler var mı ?
Antioksidan vitaminlerin (C vitamini, E vitamini gibi) kalbe olumlu etkilediklerini gösteren çalışmalar bulunsa da yakın tarihli HOPE çalışması, örneğin E vitamini alımının yaşam sürecini etkilemediğini göstermiştir. Dolayısıyla bu konu henüz kesinlik kazanmamıştır.
Kahve çay içiminin kalp sağlığı üzerine etkisi var mı ?
İçerdikleri kafein nedeniyle tercih edilmezler. Günde 1 veya 2 bardak zevk için içilebilir, ama daha fazlası kalp- tansiyon hastaları için zararlı olabilir.
Kalp sağlığına uygun olan ve olmayan sporlar neler ?
Başta yürümek olmak üzere aerobik hareket olarak adlandırdığımız tüm aktiviteler kalp için faydalıdır. Aslında kalbi korumak için de yani kişi kalp hastası olmadan önce de spor yapmalıdır: Spor bir hayat biçimi olarak küçük yaştan itibaren çocuklara benimsetilmelidir. Küçük yaşlardan itibaren spor yapanlar, yaşlandıklarında da spora daha rahat bir biçimde devam edebiliyorlar. Ama hayatında hiç spor yapmayanlar, yaşlandıklarında spora başladığında dikkatli olmalı.
Kalp atışlarım aniden artıran ve yüksek efor gerektiren tenis, koşma gibi sporlardan uzak durmalılar.
Yürüyüş yapmak zayıflamaktan öte vücuttaki stresi azaltmaya da yarıyor. Kan yağlarının düşmesini sağlıyor ayrıca yararlı kolesterol denen HDL’yi yükseltiyor. Sadece düzenli olarak yürüyerek bile tansiyonu düşürmek mümkün.
Aile yaşantısının, karı koca sorunlarının kalp sağlığı üzerinde etkisi var mı ? Mutsuz bir evlilik, kalp sağlığını
olumsuz etkiler mi ?
Duygusal stresin (ki buna aile sorunları da dahildir) kalp sağlığı üzerine olumsuz etkisi olur.
Aynı etki fiziksel stresin durumunda ve işe bağlı olarak yaşanan streste de görülür.
Kişi kendisinde kalple ilgili bir ağrı olduğunu nasıl anlayabilir ?
Eforla gelen veya göğüste sıkıştırma, baskı tarzı ağrı ya da nefes darlığı tarzı bir sıkıntısı olduğunda hemen bir kardiyologa başvurmalıdır. Benzer ağrıların eforsuz, istirahat halinde de gelmesi durumu ve ağrının 15 dakikadan fazla sürmesi halinde de hemen bir kardiyologa başvurulmalıdır. Hastanelerin kardiyoloji servislerinin yanı sıra sadece kalp üzerine hizmet veren hastaneler de başvuru adresleri arasındadır.
Erken yaşta kalp krizi daha ölümcül oluyor, neden ?
Kollateral dediğimiz kılcal damarların daha az gelişmiş olmasından ötürü erken yaşlarda gelişen kalp krizi daha tehlikeli olmaktadır. Ancak ileri yaşlarda kılcal damarlar gelişerek kalbi beslemede önemli bir görev üstlenirler ve ana damardaki tıkanıklığın vereceği ölümcül etkiyi azaltırlar.
Kalp damar hastalıklarının ülkemizde görülme sıklığı ve bölgelere dağılımı nasıldır ?
Türkiye’de yaklaşık 2 milyon kişide kalp damar hastalığı mevcut. En sık rastlanan bölge ise Marmara bölgesi. Bu bölgeler stresin daha fazla olduğu, kolesterolce zengin fast-food gıdaların fazla tüketildiği yerler olan İstanbul ve Bursa… Zeytinyağının fazla tüketildiği Ege bölgesinde ise daha az görülüyor. Ülkemizde yapılan bir araştırmanın sonucuna göre 30 yaş ve üzerindeki her 1000 erişkinde koroner kalp hastalığı görülme oranı % 81. Bu oran, katı yağların fazlaca tüketildiği Karadeniz Bölgesi’nde daha da fazla.
Türkler genetik olarak risk altında mı ?
Türklerde genetik olarak önemli bir risk faktörü var. Genetik olarak Türklerde iyi huylu kolesterol olarak adlandırdığımız HDL oldukça düşük. Ancak maalesef bizim ülkemizde çok önemli bir sorun olarak metabolik sendrom diğer toplumlara göre daha fazla.
Metabolik sendrom nedir ?
Metabolik sendrom, abdominal obezite dediğimiz erkeklerde bel çevresinin 102 cm, kadınlarda 88 cm’den fazla olması, bozulmuş glikoz toleransı, hipertansiyon ve kan biyokimyasında kolesterol-trigliserit düzeylerinin yüksek olmasıdır. Ülkemizde her 8 erişkinden 3′ünde metabolik sendrom mevcut. Koroner kalp hastalığı riski, bu grupta 2 kat daha artmaktadır.
Hava durumu ile kalp hastalığı arasında bir bağlantı var mı ?
Hayır, ama soğuk havanın damarlarda daraltıcı etkisi olduğundan koroner arter hastalığı olanlar, soğuk havalarda fazla efor sarfetmemelidirler.
Sıcak havalarda özellikle tatilde kalp krizinden ölümlerin sebebi nedir ?
Sıcak havalarda güneş çarpması dışında, kalp hastalıkları için damarlar genişleyip tansiyon düşebilir. Bu da kalpten vücuda atılan kan hacmini azaltacağı, dolayısıyla koroner damarlarla kalbin kanlanmasını olumsuz etkileyeceği için, koroner arterlerinde önemli daralma olan hastalarda kalp krizini tetikleyebilir.
Kalp hastalığı olduğu düşünülen kişi hastanelerin hangi servisine, hangi uzman doktora başvurmalı ?
Şayet anlattığımız karakterde göğüs ağrısı gün içinde tekrarlayıcı biçimde yaşanıyorsa ve bu eforla ilişkili ise, her seferinde durunca geçiyor ve eforla yine başlıyorsa, istirahatta olmuyorsa normal polikliniklere tetkik amaçlı gelebilir. Ancak bu durumun sıklığında, süresinde bir artış olmuşsa veya istirahatta de gelmeye başlamışsa o zaman acile başvurmalıdır. Çünkü bu durum bir kalp krizi veya öncü habercisi olabilir. Bunun dışında risk faktörleriyle yüklü olan kişiler de yine tetkik edilmek için kardiyoloji polikliniklerine başvurabilirler.
Hasta doktora başvurdu, doktor da kalple ilgili bir sorundan şüphelendi, kesin teşhis nasıl yapılıyor ?
Hastanın hekime bildirdiği şikayet doğrultusunda gerekli en son teknolojik donanımı gerektiren tetkikler, fizik muayene, EKG, kan biyokimyası tetkikleri, eforlu EKG, Myokard perfüzyon sintigrafileri ve en son olarak da koroner anjiografi yaptırılmaktadır.
EKG
Kan biyokimyası tetkikleri nelerdir, neleri içerir ?
Açlık kan şekeri, böbrek fonksiyonlarını değerlendirmek için üre, kreatinin, karaciğer enzimlerinden SGOT, SGPT, GGT, kalp enzimleri ve kalpte hasar belirleyiciler olarak TroponinT, LDH, CK, CK-MB olarak sayılabilir.
Eforlu EKG nedir ?
Eforlu EKG, hastanın göğsüne elektrotlar bağlanıp, kalp atışları monitörde görülüp kaydedilerek yapılan bir testtir. Amaç, istirahat EKG’si normal olduğu halde efor sırasında göğüs ağrısı olan hastalarda koroner damarlarda bir daralmanın olup olmadığını belirlemektir. Hastanın tansiyonu ve nabzı başlangıçta ölçülerek kaydedilir.
Yürüme bandının hızı ve eğimi de yavaş yavaş artırılarak kalp yorulur. Bu aşamalarda görülen patolojik EKG değişiklikleri, hastada göğüs ağrısı olması ve amaçlanan maksimal efor hedefinin ne kadarının yapabildiği gibi kriterler değerlendirir. Bunun sonucuna göre hastaya koroner damar problemi yok denilir veya Miyokard perfüzyon sintigrafisi ya da Koroner anjiografi istenebilir.

%d blogcu bunu beğendi: